Yıllarını atık yönetimi ve sıfır atık projelerine adamış bir çevre mühendisi olarak, her gün sahadaki değişime birinci elden tanık oluyorum. Teknolojinin baş döndürücü hızı hayatımızı kolaylaştırırken, arkasında devasa ve çoğu zaman görmezden gelinen bir enkaz bırakıyor. Geliştirdiğimiz projelerde ve tesis kurulumlarında net olarak gördüğümüz bir gerçek var: Doğru yönetilmeyen her bir elektronik atık, sadece doğaya değil, geleceğimize bırakılmış saatli bir bombadır.
Bugün internette e-atıklar hakkında binlerce teorik makale bulabilirsiniz. Ancak bu rehberde, yönetmeliklerin sıkıcı maddelerinden ziyade; sahada neyin işe yaradığını, şirketlerin nerede hata yaptığını ve geri dönüşümün gerçek dünyadaki karşılığını mühendislik perspektifiyle ele alacağız. Hazırsanız, çöpe attığınızı sandığınız o eski telefonun veya bozulan sunucunun aslında nasıl bir değer ve tehlike taşıdığına yakından bakalım.
Elektronik Atık (E-Atık) Nedir?
Genel tanımıyla elektrik akımı veya elektromanyetik alanla çalışan, kullanım ömrünü tamamlamış, bozulmuş veya teknolojik olarak modası geçmiş her türlü cihaza e-atık diyoruz. Ancak bizim saha pratiklerimizde bu tanım çok daha geniştir. Sadece fişe takılan cihazları değil, bataryası olan, içinde bir devre kartı barındıran en ufak bir sensörü bile bu kategoride değerlendiriyoruz.
Çoğu zaman “Benim telefonum bozulmadı, sadece yavaşladı ve çekmecede duruyor” yanılgısıyla karşılaşıyoruz. Çekmecede unutulan ve bir daha kullanılmayacak olan o cihaz da potansiyel bir e-atıktır. Atık yönetiminde “bekletme” bir çözüm değil, sadece sorunu ertelemedir.
E-Atık Kapsamına Giren Cihazlar Nelerdir?
Sahada yaptığımız denetimlerde, kurumların ve bireylerin e-atık kapsamını genellikle sadece bilgisayar ve telefonlarla sınırladığını gözlemliyoruz. Oysa yelpaze çok daha geniştir. Akıllı ev sistemlerinden hastanelerdeki medikal monitörlere kadar devasa bir liste söz konusudur.
Gözden kaçan ancak tonaj olarak ciddi yer tutan bazı e-atık örnekleri şunlardır:
Akıllı Ev ve IoT Cihazları: Bozulan akıllı termostatlar, Wi-Fi özellikli ampuller ve güvenlik kameraları.
Giyilebilir Teknoloji: Ömrü bitmiş akıllı saatler ve kablosuz kulaklıklar (özellikle lityum-iyon pilleri nedeniyle kritik öneme sahiptir).
Küçük Ev Aletleri: Saç kurutma makineleri, elektrikli diş fırçaları ve elektronik tartılar.
Endüstriyel Ekipmanlar: Eski nesil barkod okuyucular, sunucu (server) parçaları ve ağ switch’leri.
Dünyada Kabul Gören E-Atık Kategorileri
Uluslararası standartlarda (özellikle Avrupa Birliği WEEE Direktifi) elektronik atıklar belirli kategorilere ayrılır. Bu sınıflandırma, atığın içindeki zehirli madde oranına ve geri dönüştürülme yöntemine göre yapılır. Tesislerde ayrıştırma bandını kurgularken bu kategorizasyon bizim için hayati önem taşır.
Aşağıdaki tabloda saha uygulamalarında en çok referans aldığımız ana kategorileri görebilirsiniz:
| Kategori | Kapsayan Ürünler | Geri Dönüşümdeki En Büyük Zorluk |
| Sıcaklık Değiştiriciler | Buzdolapları, klimalar, ısı pompaları | Florlu sera gazlarının (CFC) güvenli tahliyesi. |
| Ekranlar ve Monitörler | TV’ler, LCD/LED ekranlar, laptoplar | Ekran panellerindeki cıva ve kurşun izolasyonu. |
| Büyük Eşyalar | Çamaşır makineleri, fotokopi makineleri | Boyutları nedeniyle lojistik ve parçalama maliyeti. |
| Küçük Eşyalar | Elektrikli süpürgeler, mikrodalgalar | Çok farklı plastik ve metal alaşımların iç içe geçmesi. |
| Küçük IT Cihazları | Telefonlar, router’lar, GPS cihazları | İçlerindeki bataryaların yangın riski taşıması. |
Küresel ve Yerel Ölçekte Elektronik Atık Sorunu
E-atık krizini sadece “çevre kirliliği” olarak tanımlamak, sorunun boyutunu küçümsemek olur. Bu, aynı zamanda küresel bir tedarik zinciri ve hammadde krizidir. Her yıl milyonlarca ton değerli metal, toprağa gömülerek sonsuza dek kaybediliyor.
Dünyadaki Güncel E-Atık İstatistikleri
Küresel çapta baktığımızda tablo oldukça ürkütücü. Yaptığımız projeksiyonlara ve sektör raporlarına göre, dünya genelinde yıllık e-atık üretimi 60 milyon tonu aşmış durumda. Daha da çarpıcı olanı, bu devasa dağın sadece %17 ile %20 arasındaki bir kısmının resmi ve güvenli kanallarla geri dönüştürülebilmesidir.
Geri kalan %80’lik kesim ne oluyor? Merdiven altı tesislerde, çoğu zaman gelişmekte olan ülkelere yasadışı yollarla ihraç edilerek, hiçbir iş güvenliği olmadan asit havuzlarında eritiliyor veya doğrudan vahşi depolama alanlarına atılıyor. Bu durum, e-atıkların sadece ekolojik değil, aynı zamanda sosyolojik bir sömürü aracı haline geldiğini gösteriyor.
Türkiye’de Elektronik Atık Üretimi ve Mevzuat
Türkiye özelinde incelediğimizde, kişi başı düşen e-atık miktarının son 10 yılda ciddi bir ivme kazandığını görüyoruz. Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaların Kontrolü (AEEE) Yönetmeliği bu konuda yasal çerçeveyi çizse de, pratikte hala büyük boşluklar var.
Bizim saha çalışmalarımızda karşılaştığımız en büyük problem, kayıt dışı toplayıcıların (hurdacıların) e-atıkları standart metaller gibi muamele görmesidir. İçindeki değerli bakırı almak için kabloların açık havada yakılması, Türkiye’deki en yaygın ve en zehirli gayriresmi “geri kazanım” yöntemlerinden biri olmaya devam ediyor. Kurumsal tarafta Sıfır Atık Bilgi Sistemi (SABS) entegrasyonları hızlansa da, bireysel e-atık toplama altyapımız henüz istenen seviyede değil.
Elektronik Atıkların Çevreye ve İnsan Sağlığına Etkileri
Bir çevre mühendisi olarak bir atık sahasına gittiğimde ilk baktığım yer toprağın rengi ve sızıntı sularının (leachate) yönüdür. Bir laptop bataryası veya eski bir CRT monitör toprağa karıştığında, etkisi yıllar süren sessiz bir zehirlenme süreci başlar.
Toprak ve Su Kaynaklarına Karışan Ağır Metaller (Kurşun, Cıva, Kadmiyum)
E-atıkların içinde periyodik tablonun neredeyse yarısı bulunur. Bunların en tehlikelileri ağır metallerdir. Yağmur sularıyla buluşan kırık bir devre kartı, içindeki kurşun ve kadmiyumu yavaşça toprağa bırakır. Bu sızıntı yeraltı sularına ulaştığında geri dönüşü olmayan bir kirlilik yaratır.
Yaptığımız zemin etütlerinde, eski çöp döküm alanlarının yakınlarındaki yeraltı sularında yüksek oranda cıva tespit edilmesi sürpriz değildir. Sadece 1 gram cıva, 20.000 litre suyu içilemez hale getirmeye yeterlidir. Özellikle eski nesil aydınlatma ekipmanları ve LCD paneller bu konuda en büyük risk grubunu oluşturur.
Yanlış İmhanın İnsan Sağlığı Üzerindeki Yıkıcı Sonuçları
Ağır metaller besin zincirine karıştığında, nihai durak her zaman insan bedenidir. Kadmiyum böbreklerde birikirken, kurşun doğrudan merkezi sinir sistemine saldırır. Özellikle çocuklarda kurşun maruziyeti, zeka geriliğine ve davranış bozukluklarına yol açmaktadır.
Bunun yanında, e-atıkların plastik aksamları yanmayı geciktirici (bromlu alev geciktiriciler – BFR) kimyasallar içerir. Merdiven altı tesislerde kablolar veya plastik kasalar yakıldığında, havaya “dioksin” ve “furan” adı verilen, bilinen en güçlü kanserojen gazlar salınır. Bu gazları soluyan işçilerde ve bölge halkında solunum yolu hastalıkları ve çeşitli kanser türleri dramatik şekilde artış gösterir.
Buraya kadar rehberin yaklaşık yarısını, teknik detayları saha deneyimleriyle harmanlayarak tamamladım. Konu bütünlüğünü korumak ve kaliteden ödün vermemek adına metni burada durduruyorum.
E-Atık Geri Dönüşümü Neden Hayati Önem Taşır?
Çoğu insan geri dönüşümü sadece “çevreyi temiz tutmak” olarak algılar. Ancak bizim endüstriyel ölçekteki projelerimizde gördüğümüz tablo çok daha nettir: E-atık geri dönüşümü, kelimenin tam anlamıyla stratejik bir kaynak yönetimidir. Doğada tükenmekte olan hammaddelere olan bağımlılığı kırmanın tek yolu, elimizdeki atığı bir maden gibi işlemektir.
Değerli Madenlerin Geri Kazanımı (Altın, Gümüş, Bakır, Paladyum)
Bir ton altın cevherini madenden çıkardığınızda elde edeceğiniz altın miktarı ortalama 5-6 gramdır. Oysa çöpe atılmış bir ton akıllı telefondan ortalama 300 gram altın elde edebilirsiniz. Sadece altın değil; gümüş, paladyum, platin ve yüksek iletkenliğe sahip bakır, bu cihazların devre kartlarında bolca bulunur.
Geri kazanım tesislerinde uyguladığımız hidrometalürjik ve pirometalürjik süreçler sayesinde, bu değerli madenleri %95’in üzerinde bir saflıkla ayrıştırabiliyoruz. Yeni bir maden sahası açmak için binlerce ağaç kesmek ve tonlarca siyanür kullanmak yerine, halihazırda üretilmiş cihazların içindeki bu zenginliği ekonomiye geri kazandırmak zorundayız.
Karbon Ayak İzinin Azaltılması ve Enerji Tasarrufu
Sıfırdan alüminyum veya bakır üretmek muazzam bir enerji gerektirir. Örneğin, atık kablolardan bakır geri kazanımı yapmak, bakırı madenden çıkarıp işlemeye kıyasla %85 oranında daha az enerji harcar. Bu doğrudan sera gazı emisyonlarının düşmesi anlamına gelir.
Sanayi tesislerinin karbon ayak izini hesaplarken, e-atıklarını doğru kanallara yönlendiren firmaların emisyon raporlarında ciddi düşüşler gözlemliyoruz. İklim kriziyle mücadelenin en somut ve ölçülebilir adımlarından biri, hammadde eldesinde geri dönüştürülmüş materyallerin (sekonder hammadde) payını artırmaktır.
Kent Madenciliği (Urban Mining) Kavramı
Artık madenler dağlarda veya yerin metrelerce altında değil; evlerimizde, ofislerimizde ve atık depolarımızda yatıyor. İşte bu yeni yaklaşıma “Kent Madenciliği” diyoruz.
Kent madenciliği konsepti, şehirlerde biriken elektronik atıkları stratejik bir rezerv olarak kabul eder. Özellikle nadir toprak elementleri (neodimyum, lityum, kobalt) gibi küresel tedarik zincirinde kriz yaratan maddelerin, doğrudan şehir çöplüklerinden çıkarılarak teknoloji üreticilerine geri satılması, ülkelerin hammadde bağımlılığını azaltan en yenilikçi stratejidir.
İşletmeler ve Kurumlar İçin E-Atık Yönetimi
Kurumsal firmalara atık yönetimi danışmanlığı verirken karşılaştığımız en büyük sorun, sürecin sadece bir “sertifika alma” prosedürü olarak görülmesidir. Oysa doğru kurgulanmış bir e-atık ve sıfır atık sistemi, şirketlerin operasyonel maliyetlerini düşürür ve marka değerini artırır.
Sıfır Atık Projesi Kapsamında Kurumsal Sorumluluklar
Türkiye’deki güncel mevzuata göre, belirli kapasitenin üzerindeki işletmelerin Sıfır Atık Bilgi Sistemi’ne (SABS) kayıt olması ve atık beyanlarını düzenli yapması zorunludur. Kurumlar, ofislerinde oluşan floresan lambalar, eski bilgisayarlar, tonerler ve kartuşlar gibi elektronik ve tehlikeli atıkları kaynağında ayrı toplamakla yükümlüdür.
Burada kritik olan nokta, bu atıkların lisanslı Geri Dönüşüm (TAT ve GKT) tesislerine lisanslı araçlarla (MoTAT sistemi üzerinden) teslim edilmesidir. Aksi takdirde, kurumunuzun e-atıkları yasadışı bir hurdacıda bulunursa, çevre mevzuatı kapsamında ağır cezai yaptırımlarla karşılaşırsınız.
Doğru Geri Dönüşüm Kutusu ve Ayrıştırma Ekipmanı Seçimi
Ofislerde veya endüstriyel tesislerde e-atıkların doğru toplanması, tamamen seçtiğiniz ayrıştırma ekipmanının ergonomisine bağlıdır. Yaptığımız saha testlerinde ve ünite kurulumlarında, geleneksel iç kovalı (plastik kovalı) geri dönüşüm kutularının atık yönetiminde ciddi hijyen ve bakım sorunları yarattığını tespit ettik. Plastik iç kovalar zamanla kırılıyor, atık sularını sızdırıyor ve bakteri üretiyor.
Bunun yerine, atık ayrıştırma istasyonlarında iç kova bulunmayan, poşet tutucu çember mekanizmasına sahip ünitelerin kullanılması operasyonel verimliliği çok ciddi oranda artırmaktadır. Çember mekanizması sayesinde poşet değişimi saniyeler içinde yapılırken, kutu iç hacmi maksimum kapasitede kullanılır. Ayrıca, personelin atığı doğru yere atmasını teşvik etmek için pedallı veya kapalı sistemler yerine; atığın türüne göre tasarlanmış açık üst (open-top) veya sallanır kapak sistemlerinin kullanım oranlarını (compliance rate) doğrudan yükselttiğini gözlemliyoruz. Pil ve küçük e-atıklar için özel ağız yapısına sahip sallanır kapaklı üniteler kurumsal alanlar için en ideal çözümdür.
Kurumsal Veri Güvenliği ve Elektronik Cihazların İmhası
Bir şirketin eski bilgisayarlarını geri dönüşüme yollarken en çok korktuğu şey veri sızıntısıdır. Bir hard diski (HDD) formatlamak veya dosyaları silmek, profesyonel veri kurtarma yazılımları karşısında hiçbir işe yaramaz. KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) ve GDPR kapsamında, imha edilen cihazlardan sızan veriler kurumlar için milyonlarca liralık davalara yol açabilir.
Kurumsal e-atık yönetiminde üç aşamalı bir veri imha prosedürü uyguluyoruz:
Yazılımsal Üzerine Yazma: Askeri standartlarda (DoD 5220.22-M) verilerin üzerine defalarca anlamsız kodlar yazılarak eski verilerin silinmesi.
Degaussing (Manyetik Silme): Güçlü bir manyetik alan yaratılarak diskteki tüm manyetik plakaların yapısının bozulması.
Fiziksel Parçalama (Shredding): Hard disklerin ve SSD’lerin endüstriyel parçalayıcılardan geçirilerek 2-3 cm’lik parçalara ayrılması. Güvenli geri dönüşüm ancak bu adımlardan sonra başlar.
Bireysel Olarak Elektronik Atıkları Nasıl Yönetmeliyiz?
Evimizdeki teknoloji tüketim hızını yavaşlatmak, bireysel olarak atabileceğimiz en büyük adımdır. Çözüm sadece cihazı geri dönüşüme atmak değil, onu o noktaya getirmeyi geciktirmektir.
Elektronik Cihazların Kullanım Ömrünü Uzatma Yöntemleri
Bir cihazı en çevreci yapan şey, onu mümkün olduğunca uzun süre kullanmaktır. Gözlemlerimize göre “bozuldu” sanılan birçok cihaz ufak müdahalelerle yıllarca çalışmaya devam edebilir.
Isınma problemi yüzünden kenara atılan bir dizüstü bilgisayar, fan temizliği ve termal macun yenilenmesi ile ilk günkü performansına dönebilir. Yavaşlayan cihazlara mekanik disk (HDD) yerine Katı Hal Sürücüsü (SSD) takmak ve RAM takviyesi yapmak, bir bilgisayarın ömrünü ortalama 3-4 yıl daha uzatır. Cihazları yazılımsal eskitmeden korumak için, güvenlik açığı yaratmadığı sürece gereksiz ağır işletim sistemi güncellemelerinden kaçınmak da etkili bir yöntemdir.
İkinci El Değerlendirme, Bağış ve Geri Alım Kampanyaları
Kullanmadığınız ancak çalışan bir cihaz asla e-atık değildir; o bir ikinci el değerdir. Son yıllarda hızla büyüyen “Yenilenmiş Cihaz” (Refurbished) pazarı bu konuda harika bir alternatif sunuyor. Ticaret Bakanlığı onaylı yenileme merkezleri, eski telefonlarınızı satın alıp, bakımını yaparak 1 yıl garanti ile tekrar ekonomiye kazandırıyor.
Ayrıca teknoloji marketlerinin “eskiyi getir yeniyi al” tarzı geri alım (trade-in) kampanyaları, cihazın lisanslı tesislerde geri dönüştürülmesini garanti altına almanın en güvenli yollarından biridir. Çalışan cihazların okullara veya sivil toplum kuruluşlarına bağışlanması ise döngüsel ekonominin sosyal boyutunu oluşturur.
Evdeki E-Atıkları Nereye Teslim Etmeliyiz?
Elinizdeki pil, şişmiş bir powerbank veya yanmış bir saç kurutma makinesini kesinlikle normal evsel çöp kutularına veya sokaktaki plastik/kağıt geri dönüşüm kumbaralarına atmamalısınız.
Bireysel e-atıklarınızı teslim edebileceğiniz 3 ana nokta şunlardır:
Belediye Atık Getirme Merkezleri: Çoğu ilçe belediyesinin kurduğu 1. Sınıf Atık Getirme Merkezlerinde (AGM) AEEE’ler (Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyalar) için özel konteynerler bulunur.
Teknoloji Marketleri: Kapalı alanı belirli bir metrekarenin üzerinde olan büyük elektronik perakendecileri, sizden yeni ürün almasanız bile eski küçük ev aletlerinizi ücretsiz teslim almak zorundadır.
Muhtarlıklar ve Okullar: Özellikle atık piller için TAP (Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği) tarafından yerleştirilen kırmızı pil kutuları muhtarlıklarda, marketlerde ve okullarda kolayca bulunabilir.
E-Atık Sorununa Yönelik Gelecek Vizyonu ve Çözümler
Sektörün içinden biri olarak söyleyebilirim ki, sadece geri dönüşüm kapasitesini artırarak bu krizin üstesinden gelemeyiz. Üretim bandından tüketici alışkanlıklarına kadar uzanan köklü bir sistem değişikliğine ihtiyacımız var.
Döngüsel Ekonomi (Circular Economy) ve E-Atık Entegrasyonu
Mevcut ekonomik modelimiz “Al, Kullan, At” (Doğrusal Ekonomi) üzerine kuruludur. Geleceğin vizyonu olan Döngüsel Ekonomi ise, bir ürünün yaşam döngüsünün sonunu, yeni bir ürünün başlangıcı olarak kurgular. Bu modelde atık kavramı yoktur; sadece “yanlış yerde duran hammadde” vardır. Elektronik üreticilerinin, sattıkları ürünlerin kullanım ömrü dolduğunda onları geri toplayıp yeni modellerin üretiminde doğrudan o materyalleri kullanması döngüsel ekonominin temelini oluşturur.
“Onarım Hakkı” (Right to Repair) Hareketi
Teknoloji devlerinin cihazları kasıtlı olarak tamir edilemez şekilde tasarlamasına (planlı eskitme) karşı doğan “Onarım Hakkı” hareketi dünyada büyük yankı uyandırıyor. Cihaz kapaklarının yapıştırıcılarla kapatılıp açılamaz hale getirilmesi veya orijinal olmayan bir parça takıldığında yazılımın cihazı kilitlemesi, e-atık dağlarını büyüten ana sebeplerdir.
Nitekim Avrupa Birliği ve ABD’de peş peşe çıkan yasalarla, üreticiler artık tüketicilere veya bağımsız tamircilere yedek parça ve tamir kılavuzu sağlamak zorunda bırakılıyor. Kendi bataryanızı veya kırılan ekranınızı evde, üreticinin gönderdiği bir tamir kitiyle değiştirebilmek, yakın geleceğin standart uygulaması olacaktır.
Eko-Tasarım: Sürdürülebilir ve Tamir Edilebilir Ürünler
E-atık sorununun %80’i henüz cihaz tasarım masasındayken çözülebilir. Eko-tasarım prensipleri, cihazların kolay demonte edilebilir şekilde, toksik madde içermeyen ve geri dönüştürülmüş plastikten üretilmesini şart koşar. Gelecekte, modüler telefonlar ve dizüstü bilgisayarlar ana akım haline gelecek; cihazı tümüyle değiştirmek yerine sadece kamerası veya işlemcisi eskiyen bloğu söküp yenisini takarak yolumuza devam edeceğiz.
Kurumsal Atık Yönetiminin Temeli: Geri Dönüşüm Kutuları
Tesislerde ve ofislerde sürdürülebilir bir atık yönetim sistemi kurmak, atıkları sadece farklı renklerdeki haznelerde biriktirmekten çok daha vizyoner bir yaklaşımdır. Oteller, hastaneler, eğitim kurumları ve üretim tesisleri gibi insan trafiğinin yoğun olduğu alanlarda, atığın kaynağında hızlı ve doğru ayrıştırılmasını sağlayan profesyonel geri dönüşüm kutuları, tüm operasyonel hijyenin ve çevresel hedeflerin temel yapı taşıdır. Kullanım alışkanlıklarına uygun seçilmeyen bir ünite, atıkların birbirine karışmasına ve geri kazanım oranlarının dramatik şekilde düşmesine neden olur.
Yıllara yanan saha tecrübelerimiz bize gösteriyor ki; atık yönetiminde standart plastik iç kovalı sistemler kullanmak zamanla kırılmalara, sıvı sızıntılarına ve koku gibi ciddi hijyen sorunlarına yol açmaktadır. Bu nedenle, operasyonel hızı ve temizlik standartlarını maksimuma çıkarmak için ünitelerimizde iç kova yerine, endüstriyel kullanıma tam uygun poşet tutucu çember mekanizmaları kullanıyoruz. Ayrıca, atık türüne göre ergonomik bir kullanım sunan açık üst (open-top) veya sallanır kapaklı tasarımlarımız sayesinde, personelin ve ziyaretçilerin atığı doğrudan, pratik ve hijyenik bir şekilde doğru hazneye bırakmasını güvence altına alıyoruz.
Zorlu endüstriyel şartlarda dahi uzun yıllar formunu koruması için 304 kalite paslanmaz çelikten (AISI 304) veya korozyona karşı dirençli elektrostatik toz boyalı DKP sacdan ürettiğimiz sistemler, tesisinizin mimari dokusuna da profesyonel bir görünüm katar. İşletmenizin günlük atık kapasitesine ve ayrıştırma politikasına en uygun dayanıklı çözümleri keşfetmek için geri dönüşüm kutuları kategorimizi inceleyebilirsiniz. Tüm kurumsal satın alma süreçlerinizde; adet bazlı özel fiyatlandırma, nakliye dahil şeffaf teklif süreci ve onaylı proforma fatura adımlarıyla projelerinizi başından sonuna kadar güvenle yönetiyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Aşağıdaki bölümde, e-atıklar hakkında en çok merak edilen soruları hızlı ve net şekilde yanıtladık.
Hangi piller elektronik atık sayılır?
Kumandalarda kullandığımız tek kullanımlık alkalin piller, telefon ve bilgisayarlardaki şarj edilebilir lityum-iyon bataryalar, saat pilleri (düğme piller) ve araç akülerinin tamamı tehlikeli atık statüsündeki elektronik atıklardır. Hiçbir pil türü evsel çöpe atılamaz.
E-atıklar normal çöpe atılırsa ne olur?
Evsel çöple birlikte giden bir e-atık, vahşi depolama alanlarında ezilerek kırılır. İçindeki kurşun, cıva, kadmiyum gibi ağır metaller ve asitler sızıntı suları aracılığıyla toprağa ve yeraltı içme suyu kaynaklarına karışarak hem ciddi bir çevre felaketine hem de halk sağlığı krizine yol açar.
Bozuk telefonlar ve bilgisayarlar nasıl değerlendirilir?
Öncelikle içindeki veriler güvenli bir şekilde yedeklenip silinmelidir. Cihaz çalışmıyorsa tamir imkanı araştırılmalı, tamir olamıyorsa teknoloji marketlerinin e-atık toplama kutularına, lisanslı yenileme merkezlerine veya belediyelerin atık getirme merkezlerine (AGM) teslim edilerek geri kazanım sürecine dahil edilmelidir.






